kilo kaybı ameliyatları sonrası beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kilo kaybı ameliyatları sonrası beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Neyi, ne zaman, nasıl yemeli? ...ve hayır mideniz büyümedi! :)



Ne yemeliyim? Ne kadar yemeliyim? Ne zaman yemeliyim? Neler mideyi büyütür? Hangi aralıklarla beslenelim? ve daha neler neler.... Buyrunuz:


Geçen yazıda söz verdiğim gibi, kendi hikayeme devam etmeden önce çok sorulan bu soruya kendimce (tıbben değil kendimce) açıklık getirmeye çalışacağım.

Sizlere bir iyi, bir kötü haberim var. Hangisini istersiniz? Bir klasik olarak kötü haberle açılış yapayım. Bu paranoya geçmez, geçmiyor. Siz bunları okurken ben 3.yılını bitirmiş, 4.de koşan bir ameliyatlıyım. Bitmiyor allah bitmiyor. Hayır sizlere kocaman kocaman talkın verirken sanıyor musunuz ki ben 2 gram fazla yediğimde bunu yaşamıyorum? Elbette yaşıyorum. Yani, bununla yaşamaya alışacağız canlar. Başka çaresi ne yazık ki yok.

İyi haber ise şu, kontrol endoskopisi ya da skopisi çekilen çoğu hastanın midesi büyümemiş oluyor. Bir - iki ay evvel benim de kontrol endoskopim vardı ve ayılır ayılmaz şunu sordum " Hocaaaaaam büyütmüş müyüm midemiii :((" ve cevabını aynen aktarıyorum: "Yaptığım günkü gibi duruyor." Benim sevincimi elbette tahmin edebilirsiniz. :))

Peki nasıl oluyor da ilk katıya geçtiğimizdeki yeme miktarımız ile 6.aydaki yeme miktarımız arasında dağlar(!!) kadar fark oluyor?

Şöyle oluyor şekerim. Öncelikle hepimiz bize ameliyat sonrası verilen ilk ay diyetinin zayıflamak için değil, iç dikişlerimizin iyileşmesi için verildiğini biliyoruz değil mi? Bu diyetlerin amacı 1- iç dikişlerinizin iyileşmesi, 2- protein kaybı ve dolayısıyla kas kaybı yaşamadan bu süreci atlatmak.  Ameliyatımızı olduk, ortalama 15 gün sıvı, 15 gün püre beslendik. Ortalama 32.gün itibariyle sağlıklı katıya geçtik. Her ne kadar iç dikişlerimiz iyileşse de bu dönemde alabileceğimiz miktar midemizdeki şiş ve ödem dolayısıyla almamız gereken miktarın 6 da 1 i kadardır. En az yediğimiz dönem dolayısıyla katıya geçtiğimiz aydır. Midemizdeki şiş ve ödemin tamamen inip alabileceğimiz miktarı rahatlıkla almamız kişiye göre değişse de epey yavaş bir süreçtir. Dolayısıyla sizin dışarıdan gördüğünüz tablo şudur: Her geçen gün/ay daha fazla yiyorum! Kesin midem büyüdü benim!" Fakat aslında içinizde dönen kazın ayağı öyle değildir. :)

Peki ne yemeli, tam olarak ne zaman ve ne kadar yemeli? Aşağıda size sağlıklı bir listeyi özet geçeceğim. Beslenme uzmanı değilim, tamamen anam babam usülü yazıyorum ki; çok yedim diye kendinizi heder etmeyin. Saçınızı, başınızı yolmayın, türküler, bozlaklar çığırmayın. :)

Ameliyat sonrası ilk hafta: (ilk suyunuzu içtiğiniz günden itibaren sayılır.) : ortalama 6-8 çay bardağı şeffaf sıvı besin, (et suyu, tavuk suyu, süt, ayran öncelikli olmak üzere su kıvamı posasız sıvılar) + 6 su bardağı su. Zamanı, öğünü vs. önemli değil. Bu miktardan azını tüketmeniz susuzluk ve protein eksikliğine yol açabilir, fazlasını tüketebiliyorsanız memnun edicidir. Kendinizi asla zorlamadan yavaş yavaş, dura dura ve yudum yudum tüketmeniz (leydi/sir stayla) en önemlisi. Bu miktarlardan fazla almanız mideniz büyüdü demek değildir zira sıvılar geldiği gibi gider. Midede durmaz. Sakin olun. :)

Ameliyat sonrası ikinci hafta: Birinci haftaya ek olarak un, salça ve terbiye kullanmadan yapılan tanesiz çorbalar. 6-8 çay bardağı olan besin miktarınızı 5-6 su bardağı besin + 6 su bardağı su olarak arttırabilirsiniz. (özellikle yaz ayında ameliyat olduysanız su miktarınız her zaman öncelikli olsun, ikincil önceliğiniz de her zaman protein olmalı.) Aynı ilk hafta gibi bu hafta da öğün, zaman vs şeyler yapmanıza gerek yok. Elinizin altında olsun, aklınıza geldikçe için gari.

Ameliyat sonrası üçüncü ve dördüncü hafta: Ne yerseniz yiyin kıvamı muhallebi kıvamını geçmesin ve gaz sorununuz varsa gaz yapan sebzelerden uzak durun. Bu haftalardaki en büyük önceliğimiz budur. Püre haftalarında besin skalamız genişler. Örneğin süzme ya da lor peyniri (ezilerek), rafadan (çok cıvık olmak kaydıyla) yumurta,  tüm kıymalı sebze yemekleri püre yapılabilir, tavuk, bilhassa kalça but, pirinçsiz zeytinyağlılar, diyabetik muhallebi, hemen hemen tüm fırında pişen balıklar keza rondolanabilir. Sulu köfteler püre yapılabilir, meyveler yoğurt veya sütle blenderdan geçirilebilir. Pürelerde hafiften tokluk sinyalleri alacaksınız ama tam olarak tokluğu katıya geçince anlayacaksınız. Ortlama 4-5 yemek kaşığı püre (tepeleme değil tabii)  2 saatte bir yendiğinde sizi gayet güzel idare eder. Fazlası sizi çatlatmaz ama fazla alıştırmasanız iyi olur.


Ameliyat sonrası beşinci haftadan 3.aya kadar : Ameliyatınızdan sonra beşinci haftanızda sağlıklı geçiş besinleri tüketmeye başlayabilirsiniz. Nedir bunlar? Kremasız tüm çorbalar, yumurta ve çeşitleri (menemen, az yağda omlet, peynirli vs yumurta), peynirler, diyabetik sütlü tatlı, tüm püreler, tüm kıymalı sebze yemekleri, tüm fırında sebze yemekleri, tüm sulu köfteler, tüm fırında ya da yağsız ızgara/buğulama balıklar, baharatlar, çok iyi pişmiş (lime lime dediğimiz kıvam) tavuk haşlamalar vs. Bu dönemden 3.aya kadar ölçü kabınız orta boy ton balığı kabı olsun. Orta boy ton balığı kabı 160 gramdır. Bu dönemde 160-180 gram arası alabilirsiniz. Azını alıyor ve iştahsızsanız aldığınız tüm öğünlerin protein ağırlıklı olmasına gayret edin. Fazlasını alabiliyorsanız panik yok, çabuk iyileşiyorsunuz. :) Bu dönemde artık öğün sistemine geçmiş olmalıyız. 3 ana 2-3 ara öğün tüketebiliriz. Bu sistemle 2 saatte bir beslenmiş olursunuz, mideniz boş kalmaz, mide asitleriniz coşmaz ve reflü atağı yaşamazsınız. :) Ara öğünlerimiz için gramaj vermiyorum ama tüyo verebilirim: ara öğün olarak sıvı alıyorsanız 1 su bardağı dolusu alabilir (süt/ayran/kefir vs), katı alıyorsanız 1 çay bardağı (her türlü yağda ve tuzda kavrulmamış yemiş, gün kurusu, kayısı kurusu, meyve, yoğurt ya da peynir vs). Bu kadar basit. :)


örnek ölçü: (150-160 gr.)







3.aydan 6.ay sonuna kadar: Bu dönemde ortalama 200 gram alırsınız. Yukarıda son paragrafta yazdığım besinlere ilaveten artık rahatlıkla baklagiller, tüm salata neviyatı, ızgaralar, z.yağlılar ve abartmamak koşuluyla bulgur neviyatı yenebilir. Burada da da 3 ana 2-3 ara öğün söz konusudur ve tüyo aynıdır. 1 su bardağı sıvı veya 1 çay bardağı katı ara öğün. Yukarıda içeriklerine örnekler vermiştim). Aşağıda fotoğrafını koyacağım konservenin ölçüsü tam 200 gramdır. Tüm marketlerde göz aşinalığınız vardır diye konservelerden gidiyorum örneklerde. :)

                                                            örnek ölçü: (200 gr.)



6.ay sonrası: 6.ay ve sonrasından itibaren artık midemizde ve öğünlerimizde belirgin bir artış olmaz - olmamalı. Aslında bir nevi kontrolü ele almanız gereken nokta diyebiliriz. Artık ilelebet bir porsiyonumuz 250 gramı geçmemelidir. Bunu servis şeklinde düşünürsek 3-4 ev köftesi ve küçük kase yoğurt/cacık/salata diyebiliriz. Ben 6.aya kadar makarna/hamur işi/pilav/simit/ ekmek yenmesine (hatta genel olarak ekmek ve hamur alışkanlığına) karşıyım. Hiç yemiyorum demiyorum ama benim ilk önceliğim olmadı ve 8-9.ayımda başladım. Çok ekmek yeme ihtiyacınız oluyorsa bunu peksimet, etimek ya da grissini ile telafi edip bu lüzumsuz alışkanlığı minimumda tutmanızı öneririm. Canınız çok tatlı istiyorsa, bu hakkınızı da diyet/diyabetik sütlü tatlılardan kullanmanızı öneririm. Elbette yılda bir bayram seyran bir dilim baklava yenir, ben rutinizden bahsediyorum. Normalde 6 aylık bir ameliyatlı 250 gramla çok rahat doyar yalnız gramaj kadar önemsemeniz gereken şey de içeriktir. Örneğin 200 gram et ve bir kaşık yoğurtla 250 gramınızı tamamlayıp tıka basa doyarsınız ama 200 gram sebze yemeği ve bir kaşık yoğurtla daha az doyarsınız. Et/balık/tavuk/kıyma her zaman çabuk doyurur, tok tutar. Bu nedenle ilk tercihimizdir. Burada da da 3 ana 2-3 ara öğün söz konusudr ve tüyo aynıdır. 1 su bardağı sıvı veya 1 çay bardağı katı ara öğün. Aşağıda 250 gram için seçtiğim örnek kap mevcut. Bu ürünleri seçmememin nedeni çok bilinir olmaları. Zengin ya da orta halli, ya da durumu olmayan herkesin erişebileceği ve ölçü kabı olarak kullanabileceği şeyler olmaları. Reklam meklam değil yani. Dedikodu olmasın gebertirim. :)



  Örnek ölçü: (250 gr. )




Ortalama beslenme portföyümüz böyle olmalı arkadaşlar. Bir gastrik sleeve/tüp mide ameliyatlılının ortalama olması gereken beslenme düzenini aktarmaya çalıştım sizlere. Şayet bypass'lı iseniz her zaman tüp midelilerden daha az ama daha sık beslenip, daha çabuk doyacaksınız, şaşırmayın. Tüp midelilerin 3.ayda başladığı şeyler size erken gelebilir, daha çok besinden rahatsız olabilirsiniz. Tüm bunlar çok normal. Panik yok.

Şimdi tüm bunların ışığında kendinize dönün ve samimi olun, gerçekten bir oturuşta, bir öğününüzde bu verdiğim ölçülerden fazla yiyor musunuz? Yiyor ve doymuyor musunuz? Öğünlerinizde proteini önde tutuyor musunuz? Şayet protein ağırlıklı yiyor ve bu ölçülerle doymuyorsanız bunu muhakkak beslenme uzmanınız ya da doktorunuza danışın. Ancak biliyorum, doyuyorsunuz. :) (di mi?)

Peki midemizin büyümemesi için ne yapmalıyız? 

1- Asla gazlı içecek tüketmeyin. (ve evet soda, bira ve enerji içeceği de gazlı içecektir.) Sodayı açsak, gazı kaçsa, 10 dk beklesek, önce bıyıklarımıza sürsek, kafamızdan 3 kere dolandırsak falan gibi şeylerle kendinizi avutmayın. Gazlı içecekten uzak durun. Litfen. Bak littfen diyorum.

2- Tüm obezite cerrahisi türleri için ortak kurallardan biri de katı-sıvı aynı anda almamaktır. Almayın. Öğün ve sıvı alımınız arasında 30 dk olsun. "Ay şekerim ben kahvaltımı çaysız yutamıyorumi boğazıma dizilye" falan demeyin, bana bunlarla gelmeyin. Alt tarafı şurada uyacağınız iki ana kural var. Bu büyüyü bozmaya değer mi? Hiç sanmıyorum. <3




3- Asla "allahım bir lokma daha yersem kusucam" noktasına kadar yemeyin. Zaten biz ameliyatlıların doyma hissi keskindir. Doyduğunuzu çok net anlarsınız. Tepeleme yemeyin, yemeye çalışmayın. Zorlamayın. Kendinizi dinleyin.






Mideyi büyütmeyen ama terketmemiz gereken alışkanlıklar neler?

1- Sıvı kalorilerden mümkün mertebe uzak durun zira sıvı ya da içimi/yenmesi kolay kaloriler alışkanlık haline geldiğinde kilo veriminizi ya da korumanızı zorlaştıracaktır. Ör/Krema, milk shake, alkol türevleri, aromalı kahveler, dondurmalar, pekmez (evet kansızım diye pekmez içen var!) vs.






 

2- Atıştırma huyundan vazgeçin. Vaz - ge - çin.
Şayet ana ve ara öğünlerinizin arasında atıştırırsanız ana ve ara öğünlerinizde acıkmayacaksınız ve almanız gereken az sağlıklı beslenip, çok abur cubur tüketeceksiniz. Yapmayın.

3- Gece yemeyin.
Aynı paydos eden dükkanlar gibi düşünün metabolizmanızı. Akşam kepenkler iner ve dükkan kapanır. Metabolizma stand by (uyku modu/bekleme) durumuna geçer. Lütfen gece yemelerinden uzak durun. Metabolizmanız gece yediklerinizin çoğunu öğütemeyecek ve depolayacaktır.


Şimdilik benden bu kadar. Çok önemle tekrar ediyorum ki; beslenme uzmanı değilim. Uydur uydur ipe de dizmiyorum. Bu noktadaki referansım 1 - Hocam: Doç.Dr.Halil Coşkun, 2- Uzm. Bariatrik Diyetisyen Nazlı Acar 3- Deneyimlerim. Yaşadım, deli gibi araştırdım, çalıştım, oradan biliyorum. Güle güle kullanın. Nesillerce paylaşın. Artık kendi hikayeme devam etmemin vaktidir.
Sağlıcakla kalın. :)

4 Haziran 2012 Pazartesi

Kilo Kaybı Ameliyatlarından Sonra Katılara Geçiş

Hangi türde ameliyat olduysanız olun, şayet ameliyatlıysanız ve henüz katılara geçmediyseniz, tahmin ediyorum siz de benim yaşadığım duyguyu yaşıyorsunuzdur. Katı yemeyi/çiğnemeyi özlemek! Merak etmeyin, ilk katı lokmanızı aldığınızda muhtemelen bu özleminizden pişman olacak ve pürelere dönmek isteyeceksiniz. :)

Şu kesindir ki; sıvı ve püre beslenmek çok rahat, geçişleri çok kolay ve size yük olmayan tarzda beslenme biçimleridir. Katılara geçiş, katıları hazmetmek vücudunuz için aslında minik bir travmadır. O nedenle öncelikli tavsiyem, ASLA doktorunuzun size verdiği takvimden şaşmayın. Söylediği zamandan önce (ki genellikle tüp mide için 1-1,5 ay, gastric bypass için 1,5-2 ay) kesinlikle katılara geçmeye çalışmayın. Katıyı erken yiyebilmek, sizin için bir zafer değil, vücudunuza gelecek ekstra yüktür. Üstelik zamanından önce midenize yüklenmek ameliyatınıza zararlı olabilir. 

Bu noktada benim kullandığım besin takvimi, doktorumun sitesinde yer alan takvimdi. Doktorunuzun tavsiye ettiği listeler sizin için öncelikli olmalıdır, yine de çok uzun dönem sıvı beslenmek barsak floranızı bozacağından bunu kişisel olarak tavsiye etmiyorum. Böyle bir listeniz varsa bir araştırmanızda fayda var. 

Kişisel olarak konuşmak gerekirse; benim katılara geçişim tamı tamına doktorumun takvimine göre ve 1,5 ayım dolduktan sonra olmuştu. Yine kişisel olarak katılara geçişte çok dikkatli ve seçici davrandım ve oldukça da faydasını gördüm diyebilirim. Öncelikle şunu netleştireyim ki; katılara geçmek, çorba gibi şahane bir besinden vazgeçmek değildir. Benim tavsiyem; özellikle erken dönem katılara geçtiğinizde bir öğününüzü muhakkak çorbanın oluşturması. (Şayet yazın ortasında katıya geçiyorsanız bunun yerine salatalıksız cacık koyabilirsiniz.) 

Yine katılara geçişte hatırlamanız gereken en önemli şey sıvı ve püre öğününüzden çok daha çabuk doyacağınız ve çok daha az yiyebileceğinizdir. Küçük bir tabak püreyi belki rahatça yiyebilirsiniz ama söz konusu katılar olduğunda tahminen ancak yarısını yiyebileceksiniz. Panik yok, normal bu. Sakiniz. :)

Benim katılara geçişim ekşili köfte yemeği ile oldu. Yanlış hatırlamıyorsam iki minik köfte yiyebilmiştim. Benim tavsiyem katılara geçişinizde çok katılardan başlamamanız ve  bu süreci acelesiz, bebek adımlarıyla geçmeniz. Ben öyle yaptım ve son derece rahat bir geçiş dönemi yaşadım. Bebek adımlarından kastım ne peki? Şu: ezilebilecek ve/veya nispeten hazmı kolay şeylerden başlayın. 


-Kıymalı kabak yemeği
-Kıymalı ıspanak
-Kıymalı semizotu
-Her nevi sulu köfte
-Balık (ton balığı/ fırında balık/buğulama) 
-Rafadan yumurta
-Kabuksuz meyveler (çilek hariç)

Bunun bir ileriki adımında, katıların ilk adımına rahat geçtiyseniz:
 
-Kıymalı pırasa yemeği (pırasanın hazmı zordur ancak sindiriminiz için fevkalade yararlıdır. yine de ilk tercihiniz olmasın.)
-Kıymalı bamya (yine sindirim için muhteşem bir yemek!)
-Kıymalı karışık sebze 
-Kabuğu soyulmuş domates ve biberden yapılmış menemen
-Lor peynirli yumurta 
-Kıymalı bezelye
-Kıymalı türlü
-Beyaz peynir çeşitleri
-Zeytin ezmesi/zeytin
-Havuçlu, yoğurtlu meze (pişirerek yapılanı)
-Yoğurtlu semizotu
-Süzme yoğurt

Her yemeği ısrarla kıymalı yazmamın sebebi, et hazmı oldukça zor ve sizi yoracak bir tercihtir. Tamamen katılara sorunsuz geçtiğinizde et denemeleri yapmanızı öneririm. Ayrıca yemeklerinizi et/tavuk suyuna pişirmek protein alımı açısından size oldukça yarar sağlar. 


Bir adım sonrasında sizi nispeten daha az yoracak bir iki seçenek eklemelisiniz. 


Tavuk (kalça but hazmı en kolay yerdir)
Sebzeli tavuk haşlama
Okyanus balıkları
Midye/kalamar/surumi (yengeç) (muhteşem protein kaynakları)


Benim/annemin pişirme tercihlerim/iz her zaman yağsız ve/veya çok az yağlı oldu. Zira kullandığınız kıyma/tavuk yeterince yağ içermekte. Günde üç tatlı kaşığı yağ bünyenin yağ ihtiyacınız karşılar. Bana kalırsa bunlar zaten tavuk ve kıymada var ama gözünüze az geliyorsa yemeğinize ekleyin. 




Kahvaltılarınızda meyve ve/veya rafadan yumurta almayı tercih edin. Meyveyi sabah yemek sinidiriminiz açısından oldukça yararlıdır. Nedense bizim kültürümüzde meyve akşam yemeğinden sonrası ile özdeşleşmiş. Halbuki sabah meyve yemenin sayısız faydası var. Kahvaltı öğününde sade yumurta ya da lor yavan geliyorsa eti form etimek tüketebilirsiniz. Ben hala öyle yapıyorum. 


Bypass ya da sleeve (tüp mide) için de bir hatırlatma yapmak isterim. Özellikle yakın katı dönemlerinizde çiğ sebze/baklagilden uzak durun. İlginç bir biçimde insanın canı ısrarla salata yemek istiyor biliyorum ama çiğ sebzenin ve baklagillerin hazmı çok zor olduğu gibi, insanı çok rahatsız ediyor. Bir yemeğe koyarken de sebzelerinizi (özellikle domates gibi ince kabukluları) soyun. Asla zar kabuklu şeylerin kabuğunu yemeyin


Yine yakın katı döneminizde mısır gevrek ve lapaları midenize oturma hissi yaratır ancak uzak katı döneminde şahane kurtarıcılardır. Restoranlarda soğuk meze olarak geçen şeyleri rahat yediğinizi göreceksiniz. Bunlar da dışarı yemeğe çıkıldığında çorba seçeneğiniz yoksa şahane kurtarıcılar oluyor. 


Ekmek mümkün olduğunca uzak durmanız gereken bir besin. Ne kadar geç başlarsanız o kadar iyi. Lakin bazı besinler var ki ekmeksiz yenemiyor. Burada benim kullandığım taktik, bu tarz besinleri (yumurta gibi) form etimekle yemek. Kabul edin, ekmek olmazsa olmazlarınızdan değil ve olmamalı. 


Makarna, pilav, hamurişi, karbonhidrat ağırlıklı besinler diyetinizde 6 aydan önce olmamalı. Siz bunları okuduğunuzda benim 13.ayım dolmuş olacak ve ben hala bunlardan uzak duruyorum. Özellikle pilav toplamda 3 kere ancak yemişimdir, o da mecburi ortamlarda. Eksikliğini de hissetmiyorum. 

Peki katı döneminin kaçamakları nelerdir?
İşte size dev hizmet. Hem yemesi kolay, hem kalorisi az, benim sıklıkla başvurduğum kaçamaklar. ;)

-Çubuk kraker (hala çantamda taşırım, kurtarıcıların en büyüğü)
-Patlamış mısır (yağsız, tuzsuz, 1 bardak)
-Ceviz, badem, yabanmersini, leblebi
-Şayet şekeriniz düşüyorsa akide şekeri (tarçınlıyı tercih edin.)
-Nesquik



(Muayyen dönemlerinde tatlı aşerenler için not: Bu dönemlerde hafif ve ufak bir porsiyon sütlü tatlı tercih edebilirsiniz (sütlaç hariç)  ancak dumping seçeneğini unutmayın. Limonata ve sahlep'in bile zaman zaman dumping yapabildiğini düşünürsek dikkatli olmanızda fayda var.)  


Yukarıdaki satırlarda da belirttiğim gibi benim katılara geçişim çok rahat oldu. Umarım bu bilgiler size katılara geçişte bir nebze yardımcı olur. Unutmayın, geçişlerin hepsini bebek adımlarıyla yaparsanız kilo verişiniz uzun atlama adımlarıyla olur. Haydin kolay gelsin! :)
 










29 Aralık 2011 Perşembe

Bariatrik Cerrahi Sonrası Beslenme Kısırdöngünüzü Değiştirmek


Size kilo kaybı ameliyatları (her türü) için bir sır vereyim. Evlilik ve çocuk kararınız da dahil olmak üzere bu ameliyat; hayatınızda verdiğiniz -net- en önemli karar olacak. Hayatınızda vereceğiniz diğer önemli kararlar size eklenecek ya da sizden bir şeyler alacak şeyler iken, bu ameliyat sizi ruhsal ve bedensel olarak kökten değiştirecek yegane şey çünkü. 

Madem bu adımı attınız, zor olanı başarıp ameliyatınızı oldunuz (ya da planlıyorsunuz) ameliyattan sağlıklı çıkmanın bu işin sadece yüzde %60'ı olduğunuzu bilmelisiniz. Şahane bir doktor ya da muhteşem bir ameliyat, sizin beslenme sisteminiz kötü ve sağlıksız oldukça size yardım edemez. Uzun vadede tekrar aynı sorunları yaşamanız kaçınılmaz. Bir daha asla eskisi gibi olmam diye düşünürseniz yanılırsınız. Ne yazık ki; kilo kaybı ameliyatları mucize değil, sadece obezitede kullanılan en güzel silahlardır. Silahınızı doğru kullanmayı öğrenmek ise beslenme sisteminize hakim olmak ve sağlıklı bir beslenme sistemi oturtmaktır. 


Bu noktada en büyük yardımcınız -kendinizi hissetmeye başlamak- olacak. Eskiden hissetmediğiniz -doyma- hatta hatta - bir lokma daha yersem herhalde çatlayacağım- hissi geri gelecek. Bu en büyük avantajınız. Sizlere tavsiyem hiç bu hissi duyana kadar yemeyin e mi. :)

Gastric bypass ameliyatından çıktığımda, sıvı berrak beslenme listem bittiğinde manyakçasına kalori saymaya başladım. Çorbaların, tavuk suyu tabletlerin, aklınıza gelmeyecek en abuk şeylerin bile kalorisini sayıyordum. Bu, önlenemediği takdirde saplantıya dönüşebilir. Bir biçimde önledim bunu, itiraf ediyorum çok zor oldu. Buna kapılmayın. Söylemesi kolay gibi geliyor biliyorum. Pişirirken ya da dışarda yediğinizde bunu bir süre sonra otomatikman yapmaya başlıyorsunuz zaten ama benim gibi listeleri ezbere bilmeniz size bir şey kazandırmayacak, emin olun. 

Kalori sayma paniğim geçtiğinde ve bunu durdurmayı başarabildiğimde asıl önemli olanın kalori olmadığını, denge olduğunu farkettim. Yıllar önce bir belgesel izlemiştim. Bir tıp doktoru hayattan el etek çekip Nepal'e yerleşiyor ve alternatif tıp ile kafayı kırıyor. Adam -bence- çok mühim bir şey söylemişti. Dünyadaki tüm hastalıkların nedeni -aşırılık-tır. Kökende düşünürseniz adam çok haklı. Sadece obezite için konuşmuyorum, genelde hastalıkların nedeni bu gerçekten! 

Ameliyatınızın üzerinden bir zaman geçtikten sonra (evet hemen değil) aldığınız kalori miktarından daha çok yediklerinizin içeriğine dikkat edeceksiniz. Daha doğrusu etmelisiniz. Şunu açıklığa kavuşturalım.Geçmişe oranla da, normal sindirim sistemi olan biriyle kıyaslandığında da, çok az miktarda besleniyor olacaksınız ve ağzınıza atabildiğiniz her lokmanın sizin gerçekten ihtiyacınız olan şeyler olması şart.  

Bu nedenle öğün denegelerinizde protein > kalsiyum > vitamin > karbonhidrat > yağ dengesine bir süre sonra her şeyden daha fazla önem vermeye başlamalısınız. 


Günlük ihtiyacınız olan enerjiyi ancak bu şekilde sağlayabilir ve dengeli beslenmeye başlayabilirsiniz. Kilo kaybı ameliyatlarının çoğunda ameliyat sonrası vitamin takviyesi kullaılır. Şimdi şunu sorduğunuzu duyar gibiyim. "Madem vitamin kullanıyorum, neden bu kadar dengeli beslenmeme gerek olsun?" Bu ameliyat sonrasında yapılan başlıca hatalardan biri aslında. Sadece vitaminlere güvenmek!

Dışarıdan aldığımız multivitamin veya diğerleri emin olun ne kadar fazla içersek içelim, besinden aldıklarımızla aynı olmayacak ve vücudun bunları işleyiş mekanizması aynı yürümeyecektir. Besinleriniz konusunda doktorlarınızın önemle durması da bu yüzdendir.İhtiyacınız olmayan şeyleri yemek sizin için sadece ve sadece bir yüktür. Unutmayın, yolun başında yüklerinizden kurtulmak için bu kararı verdiniz. :)

Böyle konuştuğum zaman adeta bir besin Hitler'i gibi durduğumun farkındayım ancak size bir itirafta bulunayım ki; hayatta en istemediğim şey verdiğim kiloları geri almak. Bunun için çok çaba sarfettim. Kendimi çok eğittim ve devam ediyorum. Dolayısıyla kendinize bir "dur" mekanizması edinmezseniz, bu besin Hitler'i olmayı gerektirse de, gerçekten kilo almak, lanet olsun ki çok kolay. 

Henüz Türkiye'de yok ancak Youtube'da gastric bypass vloglarını incelerseniz uzun dönemde kilo almanın -nispeten- ne kadar kolaylaştığından yakınanları göreceksiniz. Bu yüzden yeni beslenme stilinizi  sağlıklı oluşturmanız üzerinde bu kadar duruyorum.

Dönelim dengeli öğünlere.

Vücudunuzun temel olarak gereksinim duyduğu başlıca besin kalemi proteinlerdir. Yağ veya karbonhidrat olmadan hayatınızı (en azından belli bir süre) sürdürebilirsiniz ancak protein yoksunluğu vücudunuz için tam bir yıkım olacaktır. Özellikle yoğun stress ve travma dönemlerinde vücudun protein ihtiyacı önemli bir biçimde artar. Ameliyat da major bir müdahale olduğu için ameliyat sonrası daha çok proteine ihtiyaç duyacaksınız. Sıvı ve püre beslenmesinde proteine kavuşmak bir nebze daha zordur. Bu nedenle bu dönemlerde özellikle buna dikkat etmelisiniz. 

Nedir başlıca proteinler? Proteinler hayvansal ve bitkisel olarak ikiye ayrılsa da (veganlar için kötü haber) başlıca ve en iyi işlenebilir protein kaynağı hayvansal olanlardır. Yine de bitkisel kaynaklıları da es geçmemek gerekir diye listeye alacağım.

Hayvansal Proteinler
-Yumurta
-Et
-Tavuk
-Balık
-Süt
-Peynir


Bitkisel Proteinler

-Mercimek
-Kuru fasulye
-Nohut
-Fındık
-Bulgur
-Tam buğday ekmeği 

[Daha sonra ameliyat sonrası için tarifler ve listelerde konuya gireceğim ancak ameliyatınızın erken dönemlerinde protein alacağım diye sakın ha mercimek yemeği, kuru fasulye, nohut, bulgur gibi ağır şeyler yemeyin. Bunu yapmayacağınızı tahmin ediyorum ancak yine de uyarmak istedim. Bunlar hem gaz yapıcılar, hem de erken dönem ameliyatlılar için tehlikeli besinlerdir.]

Günde aldığınız besinin yüksek miktarı protein ağırlıklı olmalıdır. Bunu aklınızdan lütfen çıkarmayın. Gelelim kalsiyum'a. Uzun dönemde yapılmış araştırmalar kilo kaybı ameliyatı olan kadınların -ne yazık ki- daha çok kemik erimesi riskinde olduğunu söylüyor. Kalsiyum zaten almamız gereken bir kalemken böylece önemi tavan yapıyor. Kadınlar için daha önemli olsa da erkekler için de bu önemin azımsanmaması gerektiğini düşünüyorum. 

Başlıca Kalsiyum Kaynakları 

-Süt
-Yoğurt
-Peynir
-Badem
-Pekmez
-Lahana
-Kuru Fasulye
-Susam
-Yumurta
-Zeytin

Yine burada önemli olduğunu düşündüğüm bir not düşmek zorundayım ki; ameliyatınızın özellikle erken dönemlerinde kalsiyum alacağım diye pekmez ya da susam yemeyin, pekmez dumping yapabilir(kalorisine girmedim bile farkettiyseniz), susam çok kalorilidir. (Emin olun bilmek bile istemezsiniz, o derece). Lahana ve Fasulye ameliyatınızdan çok sonraları (mesela 1 yıl) yiyebileceğiniz, belki de o zaman bile rahatsızlık verebilecek potansiyelde besinlerdir. Uzak durmanızı öneririm. 

Katı beslenmeye geçtiğinizde tabağınızda(öğününüzde) protein kaleminden sonra olması gereken  şey kalsiyumdur. Kalsiyumdan sonra belki öğün içinde (sebzeler) ya da dışında (meyveler gibi) alabileceğiniz vitamin kaynakları sizin için önemlidir. 

Vitaminler

Günlük hayatta yemeklerimizde kullandığımız ya da soframıza getirdiğimiz çoğu sebze ve meyve vitamin doludur. Dolayısıyla vitamin içeren besinleri listelemek gerekmez. Aslında doğadan gelen ve yenebilir şeylerin hiçbiri insan vücuduna yararsız değildir. Önemli olan hangilerinin bize maksimum yararı vereceğini seçmek ve doğru kullanmaktır. Öncelikle meyve ve sebzenizi kesinlikle taze tüketmelisiniz. Kabuğu soyulmuş ve 1 saat bekletilen bir portakalın vitamininin yüzde yirmisinin yok olduğunuzu düşünürsek sebze ve meyvelerimizi taze tüketmeli, stoklu almamalı, bittikçe az miktarlarda evimize sokmalıyız. 

Ameliyattan sonra ben meyve yemekte oldukça zorlandım. (Şu an 8.ayımı bitirmiş olarak yazıyorum ki; hala zorlanıyorum.) O yüzden tavsiyem asla sevmediğiniz, ağır gelen, sizi rahatsız eden bir şeyi yemeyin. Alternatifini bulmaya çalışın. Meyve yerine ben vitaminimi sebzelerden almaya gayret ettim hep. "Peki vücudum için gereken şekeri fruktoz olarak almayacaksam (meyvelerden almayacaksam) nereden alacağım?" derseniz, patates, havuç, bezelye gibi sebzelerde zannettiğinizden çok daha yüksek miktarlarda şeker vardır ve gereken şekeri buralardan alabilirsiniz. Ben öyle yaptım. :)

Ameliyat sonrası (bu birçok hastanın ortak görüşüdür) katılara geçme sürecinde en rahat yenen şey kabak'tır. Şişirmez, gaz yapmaz, püresi yapılır, yoğurda bulanır, kıymalı yenebilir. Ameliyat sonrası için en hafif ve güzel alternatiflerden biridir. Daha sonra vereceğim listelerde adını sıkça göreceksiniz. 

Karbonhidratlar 

Bir diyet için ne kadar lüzumsuz görünürse görünsün, uzun vadede karbonhidrat almak insan vücudu için son derece önemlidir. Bizim sıkça düştüğümüz yanlış ise karbonhidrat miktarıdır.

Günde 275-300 gr. karbonhidrat yetişkin bir insanın ihtiyacını karşılarken ameliyattan (bypass)  sonraki dönemde bizim için bu 2 yıl içinde gerçekleşebilecek bir süreçtir. Sonuçta diyet sürecinde günlük aldığımız miktar 60-100 gr'ı geçmemelidir. Zaten ameliyat sonrası 1. yılınıza kadar ekmek, makarna vs türevlerini muhtemelen yiyemeyeceğiniz için erken dönemde (6 ay) patates vbg. başka karbonhidrat kaynaklarına yönelip açığınızı kapatabilirsiniz. 100 gr. 'ın tamamını almaya ise en iyi ihtimalle 8 ay - 1 yıl sonra başlayabilirsiniz diye düşünüyorum. Başlıca karbonhidratlar ise şöyledir:

-Buğday
-Mısır
-Bal
-Pekmez
-Patates
-Pirinç
-Muz
-Yer fıstığı
-Kuru üzüm
-Havuç
-Yulaf
-Bezelye
-Arpa
-Çilek
-Muz
-Şalgam
-Karnıbahar


Yağlar

Duyduğumda çok şaşırdığım bir şeyi paylaşmak isterim sizinle. Yetişkin bir insanın günlük yağ ihtiyacı yaklaşık altı tatlı kaşığı kadar! Bu kadar az olduğunu duyduğumda gerçekten çok şaşırmıştım. Ameliyat sonrası süreçte tereyağı vs. gibi hayvansal yağlar yerine beslenme sisteminizi zeytinyağı ile oluşturmanız çok yararınıza olacak. Günde 6 tatlı kaşığı yağı şayet benim gibi -gerçek- et ve tavuk suyunu kullanıyorsanız zaten rahatlıkla alıyorsunuzdur. Almadığınızı düşünüyorsanız sebze yemeklerinizi pişirirken bir-iki tatlı kaşığı z.yağı/ayçiçek yağı eklemenizde bir sakınca yok.

Ben zeytinyağı kokusundan ve tadından oldum olası tiksinirim o nedenle yemeklerimi maksimum yağsız, tercihen et ve tavuk suyuyla yağa gerek olmadan pişiriyorum. (Çorba dahil.) O yüzden ayçiçek yağını da gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.

Bunun dışında kahvaltılık margarinler, katı yağlar lügatinize bile girmesin. Tavsiyem o yönde. 

Unutmayın. Midenize inecek her lokma yararınıza olsun. Siz bu dünyaya yük taşımak için gelmediniz. Yüklerinizden kurtulmak çok zor ve bu yola girdiniz/gireceksiniz. Bir anlık heves, nefis, lokma...Kastettiğim bunlar değil. Bunlar herkesin hayatında zaman zaman olabiliyor. Ancak alışkanlık haline getirmeyin. Evet, nefis sahibi ve zafiyeti olan insanlarız ama bu nefsin de sahibi sizsiniz. Siz; ne yiyeceğinizi seçmeye muktedirsiniz!